Mahmutun o iri elleride geniş kalçalara adeta pençe gibi yapışmış sımsıkı tutuyor iştahla Leylanın bacak arasını yiyip bitiriyordu. Çok geçmeden Leyla haykırmaya başladı adeta çırpınıyordu, boğuk hırıltılarla geldiğini anladım. Adam onu diliyle bitirmişti. Mahmut başını ayırdığında Leylanın kadınlığını gördüm, siyah kılları pırıl pırıl parlıyordu, kılların arasından iyice açılmış, kırmızı dış dudaklar emilmekten adeta şişmişti. Baygın gözlerle kocasına baktı, Canım, hayatım...diye inledi. Mahmut yatağın yanında ayağa kalktı, işte o zaman vücudunun iriliğini ve heybetini anladım, vücüdunun neredeyse tamamı simsiyah gür kıllarla kaplıydı, hatta omuzları bile kürk gibiydi, hafif yan dününce o müthiş irilikteki erkekliğini gördüm, inanılmaz bir şeydi, kılı kasıklarından başı yukarda dimdik adeta bir kol gibi fılamıştı. Mahmut yatağın başucunu doğru gidip durdu, taş gibi erkekliği Leylanın başının üzerinde salandı sertçe. Leylanı gözleri parladı bir mütdet hayranlıkla baktı, uzatıp eliyle kavradı o muhteşem şeyi, parmakları arzuyla dolaştı üstünde, uzanıp dudaklarını arasına alıverdi başını, zevkle emerken, diğer eliyle adamın taşaklarını tartıyordu. Taş kesilmeştim adeta, ayni şeyleri kocamla hiç yapmamıştım, bana tiksindirici gelmişti hep, ama şimdi içimden Leylanın yerinde olmak geçiyor, o muhteşem şeye dokunmak, Leylanın yaptığı gibi dudaklarımın arasına alı p emmek isteği tüm benliğimi sarıyordu adeta. Çıldırıyordum herhalde, bacaklarımın arsınının ıslanmaya başladığını hisediyordum. Leyla ise iştahla dilini damarları şişmiş o muhteşem erkekliğin üzerinde gezdiriyordu. Elimi bilinçsizce bacaklarımın arasına götürdüm, oram adeta sızlıyodu, salgıladığım sıvılar bacaklarımdan aşağıya sızızmaya başlamıştı, dayanılmaz bir arzuyla kadınlığımı avuclayıp, bu önüne geçilmez yangını durdurmaya çalıştım ama elimin oraya değmesiyle, tam tersi oldu, bilinçsizce bir ovalamaya dönüştü, bunu yıllardır yapmamıştım, dayanılmaz bir arzuyla kendimle oynuyor ve içerideki şehvete sanki ortak oluyordum. Mahmut organını Leylanın ağzına sokmuş, kadının saçlarından tutmuş ileri geri o iri şeyini sanki kadının gırtlağına ulaştırcasına gidip geliyordu. Bense eriyor her tarafım titriyordu. Birden Mahmut Yeter..dedi ve organın kadının ağzından çıkardı, Leyla birkere daha emmek için atıldıysada Mahmut yakaladığı saçlanıdan tutup buna müsade etmedi. Sertçe Arkanı dön...dedi. Leyla hemen dönüp dört ayaklı oluverdi, kadınlığını o muhteşem şeye sunuvermişti arzuyla, Mahmut arkasında dim dik, yalanmaktan pırıl pırıl olmuş erkekliğiyle biraz durdu, önündeki hazineye baktı. Sonra o iri şeyini ortasından tutup fırça gibi kulanmaya başlamıştı Leylanın arkasında, Leyla adeta kudurmuştu, inliyor yalvarıyordu, kendisine sokması için, Mahmut birden o iri eleriyle kadının kalçalarını yakalayıp tutmasıyla yüklenmesi bir oldu, Leyladan bir feryat yükseldi, Mahmut erkekliğinin yarısını gömdü kadını içine, Leylanın başı çarşaflara gömülmüştü, boğuk boğuk Hepsini...diye bağırdı, ve Mahmut bir hamle daha yaptı her şeyi ile kadına gömüldü , Leylanın ağzından tiz bir çığlık çıktı. O kocaman şeyi iki hamlede almıştı içine, zevk ve acı içinde. Bense ayakta duramıyacak haldeydim, dizlerim tutmuyordu, Mahmut artık sertçe Leylanın kadınlığına girip çıkmaya başlayınca, haykınmaları arttı kadının. Bense artık dayanımıyacaktım, adeta sürünürcesine odama döndüm kendimi yatağa atar atmaz, kilotumu çıkarıp atım, geceliğimi sıyırıp çılgınca bacak aramı ve memelerimi ovmaya başladım, iç erideki sahneleri düşünüp, kendimi Leylanın yerine koyup o muhteşem erkekliğin bana girdiğini düşlüyordum, onu nasıl içime sığacağını bilmiyordum ama yinede onu içimde hissetmek arzusuyla adeta yanıp tutuşuyordum. Kalçalarım adeta yatağı döverken parmaklarımın ikisi vıcık vıcık olmuş kadınlığımın içinde hayalimdaki organın yerini tutmaya çalışıyordu. Haykırarak zirveye tırmandığımda müthiş bir boşalmayla, kasılarak, inleyerek geldim. Terden sırılsıklamdım. Soluk soluğa kendime gelirken, yaptığımdan ve hayal etiğim şeyden dolayı utandım, hayalimde de olsa kocama ihanet ediyordum, kendime kızdım, ama içim hala arzuyla titriyordu. Öfke ve bitkinlik arasında uyuyup kaldım. Sabah uyandığımda sanki dün geceden hiç bir iz yoktu. Hiçbirşey olmamış gibi kahvaltıya oturduk. Leyla çayları doldururken. Mahmutla göz göze geldik, birden içim titredi, dün geceki sahneler gözümün önüne geldi, utandım, gözlerimi kaçırdım. Oma o hala bana bakıyordu sessizce, ve dikkatlice. Kahvaltıdan sonra Leyla benide eve bırakmasını söyledi Mahmut ye, ben itiraz etim, fakat kimse dinlemedi itirazımı. Bu adamla yalnız kalmayı hiç istemiyordum, sürekli gözümün önüne onun çırıl çıplak hali, iri ve kılıl vücudu, azman erkekliği geliyordu. Arabada sesizce gidiyorduk ve ben cam kenarına iyice sokulmuş dışarı seyrederek düşüncelerimi dağıtmaya çalışırken birden onun sesiyle irkildim. Akşam gördüklerin hoşuna gittimi ?.. Aman tanrım ne diyordu bu adam? Beni görmüştü. Utanıcımdan ölebilirdim, çok kötü birşey yapmıştım. Başımı çeviremiyordum utancımdan. O ise hiç sıkılmadan, doğrudan söyleyiverdi.. Akşam saat altıda sana geleceğim, eğer istersen kapıyı açarsın, yoo istemessen, çeker giderim... tamammı?..Kalbim yerinden fırlıyacaktı neredeyse hiç duymamış gibi hala dışarıya bakıyordum. Tüm kabalığıyla adam bana ne teklif ediyordu, sinirden kaskatı kesildim, kendimi aşağılanmış hissediyordum.
SON...